Sürdürülebilirlik ?

Yenisinin neler getireceğini bilmiyoruz ama çok şükür 2023 geride kaldı. Bir önceki yıldan bakiye Ukrayna savaşı, Türkiye’nin kendi dinamiği ile gelişen, taşımacı firma ve sürücü sayısı, sürücü yetiştirme potansiyeli, ticari taşıt sayısı ve pazarı, treyler üretimi ve kullanımı açısından önemli bir bölgeyi etkileyen 6 Şubat depremi, iki aşamalı genel seçim ardından beklenen ve ortaya çıkan ekonomik dalgalanma ve Gazze’de yaşanan insanlık ayıbı ile yılı tamamladık.

Yılın en çok kullanılan sözcükleri arasında yapılacak sıralamada sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği, savaş ve şiddet sözcükleri ile yarıştı. Sürdürülebilirlik kelimesi, neyi sürdürebileceğimizi, önceliklerin neler olacağını ve neleri sürdürmekten vazgeçeceğimizi de düşündürüyor. Önümüzdeki bir kaç yıl daha bu kavramla ve oluşturduğu çerçevelerle karşılaşacağız. Sürdürülebilirlik karmaşa ve yenilenmenin bir parçası olacak.

Bu dönemde Dünyanın diğer bölümlerinin yanı sıra istikrarı ile tanıdığımız Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’nın adı, daha önceki dönemlerdeki gibi sadece oyun kurucu olarak değil, oyundan etkilenenler arasında anılmaya başlandı. Avrupa ekonomisi değerlendirmelerinde belirleyici olan ülkelerin ekonomilerinde küçülmeler, enflasyon oranlarında artışlar konuşuldu. Rusya’ya uygulanan ambargo ticari hacimleri daralttı, ticaret yolları, tedarik yol ve yöntemleri değişti. Enerjiye ve askeri harcamalara daha çok kaynak aktarıldı. Salgın sonrası savaş ve gerilimle enflasyon – güç  dengelerinin yeniden oluşması, çip krizi ve tedarik sürecindeki düzelmelerin olumlu etkilerini azalttı. 

Tüm bu olumsuzluklara rağmen Türkiye’de ticari araç satışları büyük bir artış kaydetti. Bu artışla birlikte sürücü bulma zorluğu, özellikle uluslararası taşımacılık ve şehirler arası yolcu taşımacılığında görünür hale geldi. Sürücü vizelerinde yaşanan  sıkıntı ve zorluklar da Türk taşımacıları zora sokmaya devam etti. 

Taşımacılık ve lojistik sektöründe ortaya çıkan eğilimlerden biri de yabancı yatırımcıların yaptığı satın almalar oldu. Taşımacılık, dağıtım, kargo, kombine taşımacılıkta Türk firmalarının oluşturduğu ve geliştirdiği hizmet alanlarında, yeni dönemde yabancı yatırımlar, büyük hacim, büyük sermaye, dikkatli işletmecilik avantajlarından yararlanacaklar.

Aynı dönemde taşıma ve taşıt standartlarında sürdürülebilirlik sihri, Paris İklim Anlaşması ve sıfır karbon hedefi ve müşterilerin özel standartlarda araç talebi, piyasayı yeniden şekillendirecek. 

Beş, altı yıllık süre sonunda ulaşılması hedeflenen emisyon hedefleri, ulaşımda e-mobiliteyi zorunlu hale getirirken taşımacıları, kendi elektriklerini üretmek için Çatı GES tesisleri ile birlikte güneş tarlaları ve rüzgar güllerine yöneltecek.

M. Vahit Mahmatlı
vahit@mayadergi.com

Haber Alt Paylaş

Benzer yazılar