Yanan ne?

Yaz otobüs taşımacılığı açısından hareketli geçti, tatil ve iş amaçlı yolculuk yapanların sayısı ekonomideki küçülmeden etkilenmedi. Turist sayısı da öngörülenden fazla oldu. Gündemse sektör seyahat işletmelerinin yaşadıkları zorluklar, otogar ücretleri, Esenler otobüs garının devri, hepsinden önemlisi otobüs yangınlarıydı. Özellikle ağustos ve eylül aylarında otobüs yangınları arttı. Aynı günlerde orman yangınlarında da belirgin bir artış gözlendi.

Yangınlar, sektörün için çok önemli bir gelişme olan; Türk otobüs sektörünü var eden kurucu firmalardan Kamil Koç’un Alman FlixBus firmasına satılmasının dikkatli takip etmesini, incelemesini engelledi.

Felixbus, Almanya’da şehirler arası yolcu taşımacılığında otobüse yer vermeyen yasal düzenlemenin kaldırılmasında sonra ortaya çıkan ilk işletmelerden. Aynı dönemde hizmete başlayan bazı firmalar battı. Bazıları faaliyetini durdurdular. Bazıları yavaş bir gelişme içinde. FlixBus ise AB ülkeleri arasındaki seyahat ve işletme kolaylıklarından faydalanarak Doğu Avrupa ülkelerini de kapsayan geniş bir ağ oluşturdu. Artık Almanya ve Avrupa’da otobüs yolculuğu; frekans sıklığı, bilet fiyatlarının öğrenci ve düşük gelirli gruplar için uygunluğu, otobüsün güzergahındaki küçük yerleşim birimlerinde yolcu indirme işlemlerinin yapılması gibi nedenlerle cazip bir seçenek. Otobüs üreticileri de daha önceleri küçümsenen ama giderek yaygınlaşan bu taşımacılığın oluşturduğu pazarı yakından izliyorlar.

FlixBus, Avrupa ve Doğu Avrupa’da, Ortadoğu’da uzun yıllardır otobüs işletmeciliği yapmış Türk şirketlerinin deneyimi ve çalışma biçimleri ile ilgileniyor. Kamil Koç’un satın alınması bu ilginin açık örneği. Alman işletme anlayışı, Türk deneyimi ile Türkiye pazarında birleştirilip yeni bir anlayış ortaya çıkacaktır. Bununla birlikte terminal işletmeciliği, yolcu komisyonculuğu, otobüs satışları gibi alanlardan gelir elde eden firmaların yıllardır bindikleri dalı kesmekte olduklarını fark etmeden yaptığı işletmecilik de sorgulanır hale gelecektir.

Unutmayalım, bir zamanlar dünya çapında efsane olan Türk tütünü yerini çoktan yabancı tütün markalarına bıraktı. Bu nedenle neyi yaktığımıza bakalım…

Kamu kesimi, otobüs üreticileri, işletmeciler, sigorta şirketleri otobüs sektörünün geleceğine dikkatle bakmak zorundalar. Uçak yolculuğunun yaygınlaşması ve hızlı trenler, şehirler arası otobüsle yolcu taşımacılığının önemini azaltmayacak, sadece şeklini değiştirecektir. Diğer yandan son yılların otobüs satış adetleri, filonun hızla yaşlanmakta olduğunu gösteriyor. Yeni işletme anlayışı filoların yenileme ve güçlenmesini gerektirdiğinde, Türk otobüs işletmecilerinin finansal gücü ve araç alma iştahı olacak mı? Yabancı işletmeciler ve yatırımcılar alımlarda hangi finansal metot ve alım şartlarını kullanacaklar? Tüm bunlar otobüslerle birlikte sektör de yanmakta mı sorusunu akla getiriyor.

 

M. Vahit Mahmatlı
vahit@mayadergi.com

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir